• allaha inanırsan iyileşirsin diyen psikiyatr

    1.
    kendince tebliğ yapıyordur. ama psikiyatr'ın da bir doktor olduğunu düşünürsek sonuçta, etik değildir. sana her cinsiyetten, her ırktan, her dinden ve ideolojiden insan gelebilir. buna hazırlıklı olmalı, herkesin bulunduğu kişilik özelliklerine göz önünde bulundurarak tedavi uygulamalı.

    bunun, hastasına "dua edersen, allah'a inanırsan kalp krizi geçirmezsin" diyen kalp doktorundan bir farkı yoktur. derhal kendinize yeni bir psikiyatr bulunuz. kendi kişisel ideolojilerini karşı tarafa empoze etmeye çalışan doktor olmaz.

    edit: oha ben daha yazarken başlık başıma kalmış. niye sildi benden önceki arkadaş acaba...
    2 -1 ... zurarda
  • feministler bir penise sahip olmayı arzular

    8.
    aynı mantıkla ataerkil toplumlardaki erkeklerin vajinaya sahip olmayı arzulaması sonucuna ulaşabiliriz.
    2 ... zurarda
  • atatürk e benzemeyen atatürk heykeli

    1.
    evet, benzememiş. ama ortada emek var. elbette emek var diye kötü işe "kötü" dememezlik etmeyeceğiz. ancak adam sırf benzetemedi diye sanatçının direkt kişiliğine saldırmaya gerek yok. adamın işini eleştirelim. kendisini değil. sonuçta tanımıyoruz.
    1 -3 ... zurarda
  • django unchained

    388.
    şahsımca tarantino'nun en sönük filmlerindendir. western sever bir insan olarak bir hayal kırıklığıydı. filmde zenci politik doğruculuğu rahatsız edici seviyedeydi. ateş edilen kişinin farklı yöne doğru uçmasını saymıyorum bile. evet, adam kendince yeni bir şey deniyim demiş. "fizik kurallarını siktir et, soranlara tarzımız bu deriz" diye düşünmüş. ama olmamış. böyle abuk sahneler izleyiciyi filmden kopartıyor ve konunun ciddiyetini bozuyor.

    daha sonra çıkan ve yine western tarzında olan "hateful 8" ise bir efsanedir. bana soracak olursanız da tarantino'nun en iyi filmidir. pulp fiction bokumu yesin.
    1 -3 ... zurarda
  • eskişehir

    2251.
    gezilecek değil, yaşanacak yerdir. 2-3 günlüğüne gelirseniz bir bok anlamazsınız buradan. çünkü gezilecek çok sınırlı yeri vardır. odunpazar'ı evlerinin oraya gittin, dolaştın, yine o bölgede olan müzelere gittin. çıktıktan sonra çi börek yedin. akşam porsuk'a gidip çay kahve içtin. tamam işte bu kadar. bitti yani. sen de dersin ki "bu muydu yani?"

    e buydu kardeşim. çünkü eskişehir'i eskişehir yapan gezilecek yerleri değil. eskişehir belki türkiye'nin en yaşanılabilir yerlerinden biridir. güvenlidir, yaşam çok pahalı değildir, istanbul veya ankara'daki kaos yoktur. bir yerden bir yere çok rahat ulaşırsın. kültür sanat yaşamı canlıdır. insanı iyidir her şeyden önce.

    eskişehir bu yüzden övülür. bunu istanbul'un kadıköy ilçesinden buraya taşınmış ve 3 yıldır yaşayan biri olarak söylüyorum.

    varsa burada eskişehir'de olan arkadaşlar, mesaj atsın, tanışalım, çay kahve içip tavla neyin oynayalım adalarda. *
    2 -1 ... zurarda
  • cemaatlere tarikatlere güveniyor musunuz

    4.
    sözlükte böyle forum başlıkları görmek üzüyor.

    ve tabii ki "hayır", güvenmiyorum.
    ... zurarda
  • iyi parti

    216.
    ilk etapta bana ismi biraz basit gelen partiydi. ancak ruşen çakır'ın yorumunu izleyince mantığını çözdüm. zaten basit ve akılda kalıcı olması gerekiyor parti adının. "adalet ve kalkınma partisi" isminin hiçbir önemi yok oy veren için. ama "ak parti"nin var. "ak" olumlu bir anlam taşıyor. "ak parti" net, sade ve basit. seçmen için akılda kalıcı.

    "iyi parti" de aynı şekilde. basit ve akılda kalıcı. olumlu bir anlam taşıyor. başka bir isim olsaydı etkisi daha olumlu olmazdı. örneğin önceden çok konuşulan bir "milliyetçi türkiye partisi" adı vardı. kısaltması mtp olacaktı. e bu ismin piyasadaki onlarca diğer parti kısaltmasından ne farkı var? seçmen için ayırt edici ne özelliği var?

    burada ve benzer platformlarda "iyi parti" üzerine yapılan eleştiriler, eleştiriden çok saldırı tarzında. yani tamamen itibarsızlaştırmak üzerine kurulu. bu da bana pek samimi gelmiyor. akşener'in muhalif kesim üzerindeki artan etkisine karşı hücum elbette internet trollerinde hareketlenme meydana getirdi.

    bu parti mhp'nin devamı değil. çünkü parti kadrosunda mhpli olmayan, ülkücü geçmişi olmayan pek çok kişi var. "mhp v2" yazmış biri yukarıda. gerçekten ciddi mi yoksa beyin sarsıntısı mı geçirmiş acaba.

    kısacası bunun olacağını, yani troll saldırısı olacağını hepimiz biliyorduk. şu anda da onu yaşıyoruz. biz bizi biliyoruz ama. bunlar işe yaramayacak. belki bazı arkadaşların moralini ve umudunu kırabilir. ama genel manada akp'nin bu gidişatı devam ederse, muhaliflere istenildiği kadar yüklenilsin, oy kaybedecektir.

    akp eğer "iyi parti" karşısında kaybetmek istemiyorsa belediye başkanlarından önce zihniyetini değiştirmelidir. Bunun da olmayacağını biliyoruz. ha 2019 veya 2018 seçimlerinde akşener kazanır mı, kaç oy alır bunu şimdi tahmin etmek gerçekten hiç olanaklı değil. türkiye'de gündem çok hızlı değişiyor. o gün gelene kadar yaşanacaklar, süreç çok belirleyici olacak. yok "ondan şu kadar oy alsa, burada şu kadar oy alsa %13 vs." gibi hesaplar boş iştir.
    10 -1 ... zurarda
  • imam gazalinin kadınla ilgili tavsiyeleri

    2.
    arkasında aşk acısı olması muhtemel tavsiyelerdir. ben bunların aynısını lisedeyken terk edilen veya reddedilen arkadaşlarımdan duyuyordum. *

    edit: Şu şarkıyı tüm imam gazali severlere hediye ediyorum. dinledikçe duygulanın, duygulandıkça beni hatırlayın. puahahaha...
    https://video.uludagsozluk.com/v/rakı-sofrasında-dinlenecek-şarkılar-155046/

    1 -2 ... zurarda
  • der untergang

    119.
    pek çok 2. dünya savaşı filmi izlemiş bir insan olarak diyebilirim ki, en iyi ikinci dünya savaşı filmidir. (izlemediğim rus vs. yapımları var gerçi, onları izlemeden bunu demem çok doğru olmadı)

    bu filmin adolf hitler'ini gördükten sonra artık hiçbir hitler performansını beğenmeyeceksiniz. bruno ganz reis bu filmle beraber yeni neslin kafasındaki hitler imajını oluşturan kişi oldu. hitler diyince akla bruno reisin bu filmdeki sahneleri geliyor.

    çok bir şey demeye gerek yok. 10/10'luk bir film. izleyin, izlettirin. defalarca izleyin hatta. o sığınaktaki çaresizlik, bitmişlik bu kadar güzel izleyiciye hissettirilebilirdi.
    1 ... zurarda
  • stalingrad

    100.
    1993 yapımı alman filmi. adından da anlaşılacağı üzere stanlingrad muharebesini anlatıyor.

    yahudi ajitasyonu ve amerikan kahramanlığının olmadığı bir 2. dünya savaşı filmi istiyorsanız, biraz da almanların gözünden bakalım olaya diyorsanız güzel bir alternatif. savaş atmosferi çok iyi yansıtılmış. bu açıdan savaş filmi sevenlerin kaçırmaması gerekiyor. ancak ve ancak film ses konusunda kaybediyor. konuşmaların sonradan seslendirildiği çok bariz. buradan da alman sinemasının 90'ların başlarında sinemada ses tekniği olarak çok geride olduğunu anlıyoruz. böyle önemli bir yapımda seslerin bu derece kötü olması, cık, olabilemedi.

    dediğim gibi atmosfer on numara, savaş sahneleri etkileyici, o umutsuzluğu vermişler falan feşman ama o rus kızın olması bütün gerçekçiliği bozuyordu. işin içinde hatun da olsun, film daha dramatik olur diye düşünmüşler, ama olmamış.

    ses sorununu ve rus hatun kişisini (oynayan oyuncu da rahmetli olmuş genç yaşta niyeyse, ölünün arkasından çok konuşmayalım) görmezden gelirsek 10/8'lik bir film. ama ne yapmıyoruz? sorunları görmezden gelmiyoruz, ve filmin notunu 1 puan daha kırıp 10/7 veriyoruz.

    ama izleyin. izlenmeye değecek bir film. *
    1 ... zurarda
  • atatürkün sevilmediği şehirler

    25.
    aynı zamanda görüşü ne olursa olsun insanların en çok yaşamak istemediği şehirlerdir.
    2 ... zurarda
  • mustafa kemal atatürk

    13834.
    normal şartlarda türkiye'nin ortak değeridir. ancak hacı hoca kılıklılar ve onların yolundan gidenlerin işlerini bozduğu, dini istedikleri gibi ticarette kullanmalarını engellediği için itibarsızlaştırmaya çalıştığı büyük önderdir.

    evet atatürk ölmüştür. ama onun izinden giden insanlar varoldukça türkiye cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve mensuplar memleketi olmayacaktır. hacı hoca tayfası ellerinde kalan müritlerle şimdilik yetinmek zorundadır. çünkü daha sonra onları da kaybedeceklerdir.
    -1 ... zurarda
  • fyodor mihailovic dostoyevski

    779.
    çalkantılı ve depresif ruh hallerinin olduğu dönemlerde okunmalıdır. dert ortayı etkisi yapar kendileri.
    burnu boktan hiç kurtulmamıştır rahmetlinin.
    ... zurarda
  • mercimek çorbası

    296.
    çorbaların en güzelidir.
    -1 ... zurarda
  • kokoreç

    1397.
    neden özellikle alkol alındıktan sonra tüketildiğine anlam verilemeyen yiyecek. alkollüyken mideyi daha kötü yapar. bence çorba tercih edilmelidir.
    ... zurarda
  • tantuni

    468.
    eskişehir'de gayet ucuz olandır. tabii tavuk ve ekmek arası olanı.

    gerçek tantuni bildiğim kadarıyla etle olur. ama kırmızı etin fahiş fiyatından dolayı tavuk daha bir tüketilir olmuştur.
    1 ... zurarda
  • sanat eğitimi almadığı halde sanattan anlayan adam

    1.
    çok çok çok nadir olan adamdır. ama ülkemizin çakma enteli böyledir işte. klasik müzik eğitimi almadan klasik müziği tam anlayabileceğini zanneder. sanat akımlarını ve doğasını, ayrıntılarını bilmeden baktığı resmi çözebileceğini zanneder. ancak sanat o kadar basit değildir. işin içinde olmayan kişi kolay kolay anlayamaz, anladığını sanabilir ancak. herkesin anlayabildiğine "popüler" olan denir. "pop müzik" gibi. onu da sanat çevreleri sanattan saymaz.

    şimdi burada amacım kimseyi gömmek değil. ama gerek bu sözlükte, gerek başka mecralarda sanattan anlamadığı, işin içinde olmadığı halde ahkam kesen insanlar var. maalesef "sanat", onların sandığı gibi götten sallama ilham değildir. yani nadiren onların sandığı gibi olabilir, ama işin bir planı ve ön hazırlığı vardır. işin bir matematiği vardır diyeyim daha anlaşılır bir şekilde.

    yani senin bakıp da bir bok anlamadığın, ama "kültürlü" gözükmek için anlıyormuş gibi yaptığın o resimlerin olayını anlaman için, senin de o işin mutfağında bulunmuş olman lazım. bu klasik müzik için de böyle. hatta bazı filmler için de böyle.

    ama anlamayıp anlıyormuş gibi yapan çok "kültürlü" şahsiyetler yüzünden, aslında bir bok olmayan insanlar da yüceltiliyor. yani bir sergide adamın biri içtiği kola kutusunu eliyle ezip bir yere bırakıyor. ondan sonra gelen insanlar onu da serginin bir parçası sanıp fotoğraflıyorlar. işte anlıyormuş gibi yapınca bu oluyor. (bilinen güzel bir örnek olduğu için bunu verdim)

    dediğim gibi burada amacım sanat eğitimi almayanları gömmek değil. burada amacım bu işin içinde olmayanların çok biliyormuş gibi konuşmasına ve gerçekten bilenlere ahkam kesmesine laf etmek.

    bu bir "gömme entrysidir" ve bir ihtiyaçtan ortaya çıkmıştır. yazar kişisi bu entryyi çeşitli yerlerde bakınız vererek kullanacak, tekrar tekrar durumu açıklamak zorunda kalmayacaktır böylelikle. çünkü anladığım kadarıyla burada da böyle entel arkadaş çok...
    2 -1 ... zurarda
  • gay sevmeyenlere işidçi demek

    2.
    elbette yanlıştır. bir insan eşcinselleri sevmeyebilir. ancak sevmemek ayrı şeydir, yaşam hakkına saygı duymamak, nefret sözleri söylemek ayrı şeydir.
    iki sebepten dolayı bir insan eşcinsellere nefret kusar:
    1) dini sebepler: dinine göre eşcinselleri öldürme hakkına sahip olduğuna inanır. bu adama da ışidci yakıştırması yapılmasına şaşırılmaz.

    2) kendisi gizli eşcinseldir. duygularını eşcinsellere saldırarak yatıştırmaya çalışır.

    bu iki madde birleşince de ortalama bir homofobik uludağ sözlük yazarı ortaya çıkar. *
    bir insanın eşcinsellerden nefret etmesinin başka sebebi olamaz. ya dini sebepler, ya da kıskançlık vardır işin içinde.
    1 ... zurarda
  • gay turist çiftin ülkeye girişine izin verilmemesi

    2.
    entrylere bakıldığında sözlüğün zeka seviyesini gösteren başlık.

    ben de ülkemde gerizekalı, yobaz, kafa kesen ışid sempatizanı istemiyorum. ama gel gör ki onlarla yaşamak zorunda kalıyorum.
    8 -4 ... zurarda
  • stanley kubrick

    217.
    ortamlarda "abi stanley kubrick yeaaa" dersin, izlemediğini kim bilecek.

    çoğu kişinin sinemadan anlıyormuş gibi yapmasını sağlayan marka yönetmen. yönetmenliği iyidir. tarzı hoştur. ama bence iki büyük eksiği vardır. bu eksikler de filmlerinin kalitesini ciddi düşürmektedir bence.

    1) Adamın neredeyse her tarzda film çekme saplantısı var. çoğu yerde bu iyi bir özellik olarak tanımlanıyor. "stanley kubrick o kadar iyi bir yönetmen ki, her tarzda film çekmiş" falan gibi. ancak gerçekçi olursak, her tarzın kendine has özellikleri vardır ve ilgi ister. bir sanatçı (hangi sanat dalı olursa olsun) belirli bir tarza eğilirse ancak gerçekten başarılı olabilir. örneğin polisiye yazmaya başlayan bir yazar, kendini sadece bu alanda geliştirirse, ortaya muhteşem işler çıkarabilir. ama aynı yazar "arada mizah yapayım, arada bilimkurgu yazayım" derse, işte o zaman hiçbir tarzda kendini geliştiremeyebilir.

    stanley reisin en çok methedilen özelliği bu. ancak methedenlerin biraz düşünmesi lazım. bu adam hiçbir film türünde geliştirememiş. çünkü hiçbirine tam olarak eğilmemiş. hal böyle olunca elimizde zerre güldürmeyen bir komedi filmi, zerre heyecan uyandırmayan bir bilimkurgu filmi, zerre germeyen bir korku filmi vs. kalıyor. evet bu kötü.

    2) Bu adam kötü bir uyarlamacı. belki ilk madde de yazdığımın büyük etkisi vardır. bazı kitapları öyle kötü uyarlıyor ki konu ölüyor. 2001 filmini izleyip de "ben anladım bence sen gerizekalısın" diyen adam önce fularının biraz gevşetsin ve stanley kubrick filmi anlamanın kendisini zeki yapmadığını bilsin. birbirimizi kandırmayalım. 2001'in kitabını okumadan, sadece filmi izlerseniz bir b*k anlamazsınız. çünkü film bir şey anlatmıyor. stanley kubrick sadece yönetmenliğini göstermeye ve öne çıkarmaya çalışmış. shining ise ayrı felaket. kendinizi dram izliyor gibi hissedebilirsiniz. kitabın yazarı stephen king hala stanley kubrick'e öfke kusuyor (ölünün arkasından konuşmak). "stanley kubrick'in shining uyarlamasından her zaman nefret edeceğim" diyor. bunu ben demiyorum, shining'in yazarı diyor. dr. strangelove hakkında konuşmak bile istemiyorum. çok daha iyi ve adı duyulmamış soğuk savaş eleştirisi filmler var. sadece başında "stanley kubrick" yazmıyor.

    ayrıca "otomatik portakal" için de kızgınım stanley kubrick'e. görüntüler çok güzel, dekorlar çok güzel, kostümler muhteşem, sahneler, atmosfer on numara. be kardeşim böyle güzel bir konu, böyle imkanlarla bu kadar kötü mü işlenir? tamam çok çok kötü değil, adamın günahını almayayım. ama çok daha iyisi olabilirdi.

    şimdi ben bunu yazdım diye "ya sen kimsin amk da stanley kubrick'i eleştiriyorsun ühühühü" diyeceklere, oturun ve ağlayın. çünkü entelektüel değilsiniz.
    2 -8 ... zurarda
  • yeni şeyler getiriyorum